"İnsan zifiri karanlıkta nasıl böyle bronzlaşır ki?" diye sorarsan diye yazılmış bir el kılavuzudur.
15 Nisan 2011 Cuma
çok da tın
yüzlerce gün yapsam ne süpper olur dediim şey oldu, burktum ben bu ayağı, gidemiyorum işe, yeyy!! Ohh sabah uyuyorum uyuyorum ama nassı tatlı o kısım, böle telefonun alarmı çalıo, dönüorum kıçımı diğer yöne, gerindikçe geriniyorum yatağın içinde. Bu taraftaki çarşaf yastık falan biraz daa soğuk, ohhh miss :D Yürüyemediğimden yemek falan da yapamıyorum, diyetteyim zaten bu aralar. Oha 6 kilo almışım yuh, boy 160 olunca 6 kilo 2 bedene tekabül edio. Lanet olasıca Mango Aynası Sendromu yaşadım geçenlerde. Hayat boyu ne giysem yakışmış böle şıkı şıkı biriyim ben. Hiç yaşamadım kabine birlikte girdiklerimin içine girememeyi. Ama bu 13.2 poundluk (böyk) pizza+whopper+otlu pide+makarna birleşimi, o kabinde canlandı tek tek yerleşti sağ sol uyluk, popo, bel ( ki roket diorum oraya, kottan ilk fırlayan, geri sayımı bile beklemeyen kütle yığını) göbek kısımlarıma. Canlandı derken ciddiyim, popomda bi büyük alana bi büyük bedava iki adet extravaganzza, sevgili permesanlı makarnam dolanmış belime, göbeğime de bol acı soslu whopper oturmuş. Allaam aynayı verdin peki o spot ışıklar niye? -İşkencenizi ücretsiz büyük seçim yapmak ister misiniz?- Böle yukardan yukardan vurdukça portakal kabuğu görünümü olması gereken yerlerin krater gölü kıvamına geldiğini gördüm. Ama gencim ben, hani Cameron Diaz 40 küsürde ama hala taş, ben daa 20'nin son çeyreğine bile gelmedim? Hoff, romantik komedi karakteri olsam ne süpper olur diorum çok çook zaman. Nese başka zaman. Hıh işte o mango aynası vitrin camı gibi deil, çok ve pek çok acımasız. Laan yaz da gelio nassı giycem ben sekiz çocuk doğurmuş gibi görünmeden o bikiniyi diye diyete başladım. Iyy hiç sevmem haşlanmış lahana,ot,püsür. İlla spor yapcan dediler o zaman. Bence buzdolabını ne yicem yaa die açıp kapamak bile yorucu, hafif bişilerle başlayalım o zaman dedim. Şaka şaka. Aslında tam da öle olmadı. Kocca işyerinde spor yapan tek adam var, benim de ona ayak uydurabildiğim tek spor var: çakma tenis. Mecburen badminton oynuyoruz. E ama ben sigara içiyorum, vücut kitle indeksim de kötü bi grafi çiziyor bu aralar. Haliyle nefesimle beraber tükürükler saçarak koşturuyorum topumsu şeyin ardından. Bir iki idare ettik, bu sırada toplum içinde bile çaktırmadan kıçıma başıma dokunuyorum, sora kendimi gaza getiriyorum " Bak bak sıkılaşmış bile, ohh roket de küçülmüş mü ne, küçük güdümlü füze olmuş. he he, böle böle bi aya kadar tam olurum ben" falan diyorum kendime. Ve daha 3. seferde acıdan midem bulanıyor, gözlerim yaşarmış, yüzüm bembeyaz, suratımda çiğ çiğ insan yavrusu çiğnemişim gibi bi ifade acilde tekerlekli sandalyeyle yarış yapıyoruz. Ciddiyim. Her ne kadar sağ ayak bileğim boğa kadar olmuş olsa da rekabet benim göbek adım bebek. Kimse benden daha hızlı röntgen çektiremez. İki dakkada bakıyolar kırık falan yok. Dandirikten bi reçeteyle yolluyolar beni, bi de bi hafta falan basma üstüne diyor. Allam işte o an güneşten bir hüzmeyle aydınlanıyor ortopedist, alçı falan kaplanmış eli yüzü ama umrumda deil, ver elini öpcem diycem. Küçük kanatlı pericikler dolaşıyor etrafta, pembe pırıltılı tozlar saçıyolar her yana. Georgie jenerik müziği eşliğinde usulca başımı bizim elemana çeviriyorum, bi yerde patronum sayılır, kahküllerimin altından böle yukarı yukarı bakıorum gözlerimi kırpıştırarak. "Ay ama nassı olur çalışmam lazım" . Sevgili patronum da bir kabasakal duyarlılığıyla " Ne var olm bize de oldu, geldik çalıştık insan gibi, bişe olmaz" diyor. Ve o an, Allaam o an, cennetten küçük bir parçanın düşerek aydınlattığı o acil, yine sefil yine kusmuk ve bok kokulu saçmasapan bi yere dönüşüo. Poff. Patron da o anime bakışımı kıçıma sokmamı tembihleyen bi gülümsemeyle sakin sakin sürüyor tekerlekliyi. Kaderime razıyım, yapcak bişi yok. Ama ertesi sabah benim bileğim artık benim deil, Frankenstein'nın küçük oğlu olmuş. Ve acıyoooorr. Kessen gitmem ben o işe artık. Yapcak bişi yok. İhi. Ve böylece Shameless, Glee, Community, Secret Diary of a Call Girl denizinde kaybediyorum kendimi 2 gündür. Özetle; tembelim.
14 Nisan 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)